Eğitmen olmak….

Eğitmen mi? Öğretmen mi?

Eğitilmek mi? öğrenmek mi?

Sağolsun Wikipedia ya başvurdum o bile cevap veremedi. Türk Dil Kurumu yardımıma hemen yetişti. İki sıfatın hemen tanımlarını yazıyorum.

Eğitmen nedir?

  1. Eğitim işiyle uğraşan kimse.
  2. Kurs görerek köyde öğretmenlik yapan kimse, köy öğretmeni.
  3. Eğitme işiyle uğraşan kimse.
  4. Küçük çocukların eğitimi ve öğretimiyle uğraşanlara verilen ad.
  5. Nüfusu az olan köylerin öğretmen gereksinmesini karşılamak amacıyle açılan kısa süreli özel kurslarda yetiştirilen köy öğretmeni.

Öğretmen nedir?

  1. Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak
  2. Yetenek kazandırmak.
  3. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak
    Örnek: Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır. B. Felek

Örnek güzel olunca onu da bıraktım…

Karar sizin.

Öğretmen demek bana yukarıdaki tanımlardan dolayı daha anlamlı gelse de dile yanlış oturmuş olduğunu düşündüğüm “Eğitmen” kelimesini kullanacağım.

Dans eğitimi vermek bir yana Tango eğitimi vermek hayatından bir parçayı, hüznünü, mutluluğunu yaşadığın tüm duyguları senden sonra gelene aktarmaktır. Her dansçı kendi ruhundan birşey katar bu dansa ve bir diğerine öğretir. Tango hayattır. Her insanın hayatı farklı algıladığı gibi her dansçı da Tango’yu farklı işler. Bu dansın renkli olmasının nedeni de budur. Hayattan anladığını anlatma sanatın. Bu değerli hediyeyi bir başkasına “öğretirsin” ki senin hayatta olmadığın anlarda seni de senden önce gelenleri de yaşatabilsin senden el alan dansçı.

Bir karma gibi düşünmek lazım bu aktarımı. Yeni öğrenen bir öncekine saygı duyarak, üzerine kendi emeğini koyar her adımın. Her adım bizim hayatımızdan eksilen anlar kadar değerlidir. Çünkü “an”ımız dansımız olur. bir öncekiler de anımız haline gelir.

Eğitmenler benim gözümde birkaç sınıfa ayrılıyor Türkiye’de.

Tango Eğitmeni

Başlangıç seviyesi tango yapan eğitmen

Orta seviye tango yapan eğitmen

İleri seviye tango yapan eğitmen

Orta seviye tango yapan Maestro.

İleri seviye tango yapan Maestro.

Komik ama geriye dansçı kalmadı.:)

Yukarıda Eğitmen ve Öğretmen sıfatlarının tanımlarını yazdım. Maestro’yu yazmamak olmazdı.

Maestro nedir?

  1. Keyifli, sevinçli.
  2. Besteci
  3. Orkestra şefi.

4. Bir olguya sanatsal anlam kazandıran. Sanat üreticisi ( Bu tamamiyle benim yorumum)

Buenos Aires’ de bir Maestro’ya neden Maestro/a dendiğini bir düşündüm içimden. Bence…

Maestro/a dediğim (Milonguero kültüründen gelen hoca) yukarıda da belirttiğim gibi dansa bedenini, aklını, hayatını, yıllarını, ölümleri, yaşamları kattığı için Maestro’dur. Öğrencisine Tango anlatırken, sadece teknik anlatımla kalmaz, bir çok hocanın anlatamayacağı satır aralarındaki anlamları öğrencisine aktarır. Anektotlarla, dansına işlediği anılarını anlatır. Birine sarılmayı öğretmez, anlatır. Çünkü her dansçısı farklı bir sarılışa sahip olacaktır. Maestro/a sarılır amma, savaştan gelmeyen oğluna sarıldığı gibi sarılır, yıllar boyunca süren cunta döneminin ardından hapisten çıktığında karısına sarıldığı gibi sarılır. Gözlerine hasret kaldığı aşık olduğu kadına sarıldığı gibi sarılır. Bir olgunluğun verdiği farkındalıkla.

İki dakikada Maestro/a olunmaz…

Yıllar geçtikçe dansı olgunluk kazanan eğitmen, bir ustanın çıraklarına, kalfalarına anlattığı gibi anlatır öğrencilerine dansı. Bir eğitmen her öğrencisine onun anlayacağı şekilde farklı anlatımlarla Tango’yu sevdirir. Her adımı neden attığını ne hissettiğini betimler. ki adım atamayacak duruma geldiğinde onun yerine dans edecekler aynı ruhu korusun. Çoğalarak artsın hem Tango yapan hem de hissederek adım atan dansçılar.

Türkiye’de Tango eğitimi veren birçok eğitimci (Tango ruhunu, tekniğini anlatan) ve birçok da kendini Maestro sanan eğitimci yarıları, kendini eğitimci sanan ileri sınıf dansçıları ve kendini ileri sınıf zanneden orta seviye dansçıları mevcut. Başlangıç sınıfında “Show” ‘ a çıkanları saymıyorum bile….

Eğitmen, öğretmen, maestro gibi sıfatlara sahip olmak için, sadece iyi dans etmek,  iyi tekniğe sahip olmak ve bu iyi tekniği anlatmak yetmez. Anlattığına ruh katmak ve öğrencisine kendini geliştirmesi için dansını devamlı sorgulamasını aşılamak çok önemli. Eğitmenin anlattığına ruh katabilmesi için bir başkasını yermek, kendi egosunu şişirmek, karşısındakini tüketmek yerine, öğrencisine anlatacağı hareketin doğasını, tekniğini, ruhunu kendisinin yaşaması gerekir. Yapabilmesi değil yaşayabilmesi ve yaşatabilmesi. Çünkü en az kendisi kadar iyi yapabilecek bir başka dasnçı her zaman olacak. Tango eğitmeni kendi içine dönüp, süper enrosque , gancho, boleo atmanın yanında doğru bir kişiliğe yönelmek için de çaba sarf etmeli. Eğitmen, öğrencilerinin kendisini her anlamda örnek alacağını bilmeli ve bu şekilde kendi zihnini ve bedenini derslerine hazırlamalı. Kendi kopyalarını üretmek yerine insanların kendilerini Tango ile tanımalarını ve gerçekleştirmelerini  sağlamalı. Teknik detaylarda boğulmak yerine geçmişten gelen Tango’yu yaşamış insanları, onların diyaloglarını anlatmalı. Bir yazardan ya da besteciden alıntı yapabilecek bilgiye sahip olmalı. Duyguyu teknikle harmanlayıp öğrencisine verirken, iyi bir Tango dansçısı, eğitimcisi olmayı öğretmek ve öğrencisini, hayattaki duruşunu, bakış açısını iyiye, güzele yöneltmek olmalı.

Küçük bir diyalog da sıkıştırayım yazımın altına

İki dansçı dans cortinada konuşurken…

_ Ne kadardır dans ediyorsunuz?

_ Ben hocayım. Adım Mustafa Gardel 

_ Yok onu sormadım. Ne kadardır dans ettiğinizi merak etmiştim.

_ Kadın tekniği dersime gel istersen orada anlatırım. 

_Ama siz erkeksiniz.

_Paranın gözü kör olsun. Her teknik mevcut bende. Sıkıntı yok

_Soruma gelebilir miyiz?

_ 200 yıldır. 

_ NEE? Tango 19.yy. ‘ın sonlarına doğru doğmamış mıydı?

_ Yok o yalan. Tango’yu ben ilk yaptım. Geçmiş hayatımda Buenos Aires’deymişim. 200 yıl oldu . 

Şaka bir yana. Gülümsediğinizi görebiliyorum. Bu abartılı örneğe yakın örnekler birçoğunuzun başına gelmiştir.

Tamamlanmamak, hırs, kıskançlık, kibir, aç gözlülük bunlara sahip olduğunuzu düşünüyorsanız sakın Tango’ya başlamayın. Bir psikiyatriste başvurursanız daha iyi olur.

Eğer ben Türkiye’nin en iyi Tango dansçısıyım, eğitmeniyim, maestro/a ‘sıyım diyorsanız. Aman eğitmenliğe başlamayın, ya da dans etmeyin. Yukarıda belirttiğim adrese başvurun yine.

Dans etmeye başlamak, eğitmen olmaya başlamak değil. Ve aslında şunu unutmamak lazım birçok eğitmenden daha kuvvetli teknik ve artistik bilgiye sahip Tango dansçıları mevcut. Bu dansçılar workshoplara giden ve en az eğitmenler kadar kendilerini geliştiren insanlar. Bu yüzden bazı eğitmenlerimiz yenilikleri ve gelişimi sanki kendileri takip ediyorlarmış ve diğer insanları “eğitmek” onlara düşüyormuş gibi davranıyor. Misyoner olmaya gerek yok sanıyorum.

Yukarıda da belirttiğim gibi öğrenciye çıktığı yolda rehber olmakla, öğrencinin önünde engel olmak farklı yaklaşımlar. Öğrenci aklında güzel fikirlerle, dansla ve daha ilerisine dönük yapabilecekleri konusunda hep olumlu bir eğilime sahip olmalı. Senden dansçı olmaz… Şuna bak… Sen kötü dans ediyorsun… Gibi gereksiz telkinlerde bulunmak kimseye düşmez.  İyi yolda ilerlemek isteyen her öğrenci destek ister. Bu yolda ilerlerken öğrenciye verilmesi gereken ödev ne kadar fazla figürü ardı ardına yapabildiği değil, figürleri yaparken bedeninin ve aklının ne kadar özgür olabileceğini görmesidir. Öğrencisine ” çalış, yapabilirsin” demek ve yanında olacağını gösteren, Eğitmen’dir. Yaptığı hareketi mükemmelleştirmesini, yapamadığı hareketleri yapabileceği konusunda telkinde bulunmalıdır.

Yazımı bitirirken, Türkiye’deki Tango’nun emekleme döneminde olduğunun ve ileriye dönük çok olgun ve kaliteli dansçıların, eğitmenlerin yetişeceğine eminim. Yazımda hedefim ne bir kişi ya da kurumdur. Fakat benim içinde bulunduğum bu camiaya, piyasa gözüyle bakılması rahatsız olduğum konu.

Sevgilerimle,

Reklamlar

7 thoughts on “Eğitmen olmak….

  1. Ben bir branş öğretmeniyim. Bu yazının her satırına tümüyle katılıyorum ve siz değerli arkadaş burada hep doğru şeylerden bahsediyorsunuz. Harika!!!!

  2. Cok guzel! 🙂 ogrenmek bilinen ve bilinmeyen arasinda baglanti kurmakla olur cidden. Yani bir cesit iliski yaratimi gerek ogretebilmek icin. Tango da yasamsa madem, yasama baglantilarla ogretilmeli tango. Ama herkesin kendi yasamina.. Tango ogretebilmek bu yuzden zor ve bu yuzden kolay, ve tango bu yuzden bu kadar zengin! Cok keyifli bir yazi, kutlarim. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s